wie.png

Kez incelendi.

Sabiha Gürayman: First Woman Civil Engineer of Turkish Republic

Born in 1910, In a world predominantly dominated by men, especially in engineering, Sabiha Gürayman managed to break all social and cultural norms to be the first Civil engineer in the history of Turkey. In Addition, she was appointed Chief Engineer of the Monument-Tomb Construction of Mustafa Kemal Atatürk, which is considered one of the biggest projects and has high historical significance in Turkey.

Raised and grown up in times of war and turmoil, Sabiha had a powerful and willing personality that made her stride through all the difficulties. Since female engineers are not ubiquitous, she faced discrimination from her colleagues. There were only 2 women, compared to 350 men, in her class. This did not stop her from graduating. In 1933 she was the first woman student graduated from Istanbul Technical University.

sab1.jpg

After graduation, she took many projects and construction sites, like some school buildings, the Kiz Bridge, the mausoleum of Mustafa Kemal Atatürk, etc.… She was admired by villagers; she was given the nickname of “engineering lady”. Even the ex-president of Greece congratulated her on her achievements of holding such large projects as a woman.

Sabiha is viewed as a beacon of hope for young girls and aspiring young women to enter the STEM fields and encourages them to break the forced assimilations of gender roles.

A memoir from Mrs. Gürayman in her own words:

“I was graduated from Istanbul Technical University in February 1933 and assigned to Ministry of Environment and Urbanization in Ankara. My friend Melek, we graduated in same term, was assigned to Bursa. When we got our diplomas from Governor Üstündağ, Melek asked me “What are we going to do?” and I answered her “Nothing. We will do whatever men does, like everybody.” I didn’t see any discrimination between men colleagues and me, and I didn’t find odd. This can be the main cause carrying me to success. In April 1933 Remzi and I went to Ankara, saw Governor Nevzat Tandoğan. Mr. governor was whispering to chief engineer’s ear. He was saying “Please don’t be harsh on that girl.” In my early career, I nicknamed to engineering lady. Of course, it was hard at first. People came to ask the engineer and just left. Then they got used to and loved.”

Sabiha Gürayman: Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Kadın İnşaat Mühendisi

Çoğu alanda, özellikle de mühendislikte, ataerkil bir dünyada Sabiha Gürayman sosyal ve kültürel tabuları kırmayı başarmış ve Türk tarihinin ilk kadın inşaat mühendisi olmuştur.  1910 yılında doğan Gürayman, Türk tarihi için son derece önem teşkil eden Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarı Anıtkabir’in inşaatında baş mühendis olarak çalışmıştır. 

Savaş ve karmaşanın içinde doğup büyüyen Gürayman güçlü ve istekli bir kişiliğe sahipti ve bu sayede bütün zorluklara göğüs gerebildi. Her zaman her yerde kadın mühendis bulunmadığından kendisi ayrımcılığa maruz kaldı. Sınıfında 350 erkeğe karşılık sadece 2 kadın vardı, yine de yılmadı ve 1933’te İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan ilk kadın öğrenci oldu.

sab1.jpg

Çoğu alanda, özellikle de mühendislikte, ataerkil bir dünyada Sabiha Gürayman sosyal ve kültürel tabuları kırmayı başarmış ve Türk tarihinin ilk kadın inşaat mühendisi olmuştur.  1910 yılında doğan Gürayman, Türk tarihi için son derece önem teşkil eden Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarı Anıtkabir’in inşaatında baş mühendis olarak çalışmıştır. 

Savaş ve karmaşanın içinde doğup büyüyen Gürayman güçlü ve istekli bir kişiliğe sahipti ve bu sayede bütün zorluklara göğüs gerebildi. Her zaman her yerde kadın mühendis bulunmadığından kendisi ayrımcılığa maruz kaldı. Sınıfında 350 erkeğe karşılık sadece 2 kadın vardı, yine de yılmadı ve 1933’te İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan ilk kadın öğrenci oldu.

Sabiha Gürayman’ın kendi ağzından bir anısı:

“Yüksek Mühendis Mektebi'nden 1933 Şubat ayında mezun olmuş ve Ankara'ya Nafia Müdürlüğü'ne atanmıştım. Aynı dönemde mezun olan arkadaşım Melek ise Bursa'ya tayin edilmişti. Vali Üstündağ’dan diplomalarımızı aldığımızda kız arkadaşım ve meslektaşım "Şimdi ne yapacağız?" sorusuna "Hiç. Herkes gibi, onlar ne yaparsa biz de onu yapacağız" demiştim. Erkek meslektaşlarımızla aramızda bir ayrıcalık görmüyordum, yadırgamıyordum. Kim bilir belki beni başarıya götüren önemli bir nedendi bu. Nisan 1933'te Remzi ile birlikte gittik Ankara'ya. Gidip Vali Nevzat Tandoğan’ı gördük. Vali bey baş mühendisin kulağına bir şeyler söyledi. Sonradan "aman kıza fazla yüklenmeyin " demiş. Çalışma hayatımın ilk yıllarında adım mühendis hanıma çıkmıştı. Önceleri pek kolay olmuyordu tabi. Odaya giren mühendisi soruyor ve çıkıyordu. Sonra alıştılar ve sevdiler de.”

Hazırlayanlar;

  • Doğa UMAÇ

  • Saad JOUJOU